ÖSS 1999

ÖSS 1999

 sayfa: 4

SÖZEL BÖLÜM

soru: (31-40) 

31. (I) Oyun, bir gün içinde hatta birkaç saatte geçen olaylar üzerine kurulmuş. (II) Oyun, üç birlik kuralına uygun; ancak izleyicinin merakını kamçılama yönünden zayıf kalıyor. (III) İlk bölümün ikinciye göre çık kısa oluşu, izleyenleri rahatsız ediyor. (IV) Kişiler kendi toplumsal, psikolojik, ekonomik ve kültürel yapılarına uygun olarak olaylar içinde verilmiş. (V) Sanatçı, bu eksiklerine karşın, bir oyun yazarı olarak umut veriyor.
     Bu parçanın anlam akışındaki bozukluğu gidermek için, aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

     A) I. cümleyle II. yer değiştirmeli
     B) II. cümleyle III. yer değiştirmeli
     C) III. cümleyle IV. yer değiştirmeli
     D) IV. cümle I. den sonra gelmeli
     E) V. cümle II. den sonra gelmeli

32. (I) Bireysel acılarını yansıtmak için bir araç olarak görmez şiiri. (II) Kendi acılarına yer vermez şiirlerinde. (III) Daha çok, içinde yaşadığı toplumun acılarını, sevinçlerini yansıtmak ister. (IV) İmgeleri yalındır. (V) Söyleyişinde inişler çıkışlar yoktur. (VI) Bütün şiirlerinde okuru saran bir sıcaklık vardır.
     Bu parçadan, aşağıdaki cümlelerin hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında önemli bir değişme olmaz

A) I.     B) II.     C) III.     D) IV.     E) V.

33. Hiç ummadığımız bir şiir, günü gelince bizim için söylenmiş izlenimleri verir. Çünkü şiir eskimez, durur bir yerde, okurunu bekler. Bekler ve bir gün bulur onu. Dahası en kötü, en sığ, en basit bir şiirden bile bir gün başka bir anlam, başka bir güzellik fışkırabilir. Bu nedenle ---.
     Düşüncenin akışına göre bu parçanın son cümlesi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanabilir?

     A) iyi şiir her okuyucuda aynı duyguları, aynı çağrışımları uyandırabilmelidir
     B) pek çok şiir kitabı ancak şairlerinin ölümünden sonra değer kazanmıştır
     C) sanat değeri taşıyan şiirler eskimiş olanlardır
     D) eleştirmenler, okuyacakları şiir kitabın seçmede okurlara yol göstermelidirler
     E) şiir değerlendirmelerinde olumsuz ve kesin yargılardan olabildiğince kaçınmak gerekir

34. Bizim yaşamımızı yansıtmayan yapıtlar, üzerimizde yeterince etkili olmuyor. Bir yapıttaki yaşantıları paylaşabilmemiz, anlatılan olayların da bize tanıdık gelmesini gerektiriyor. İşte bu nedenle, öykülerde ve romanlarda ---- isterim.
     Düşüncenin akışına göre, bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

     A) gelenek ve göreneklerimizden yola çıkılmasını
     B) evlerimizden ve eşyalarımızdan silinmez izler bulunmasını
     C) bize, yeni ve değişik insan tiplerinin tanıtılmasını 
     D) duygu ve düşüncelerimize ayna tutulmasını
     E) kolaylıkla benimseyebileceğimiz karakterlerin çizilmesini 

35. Bu, yazacağım yasının türüne göre değişir. Çok ciddi bir yazı yazacaksam konu üzerinde yoğunlaşabilmem için evde çıt çıkmamalıdır. Ayrıca dikkatimin uyanık olması için çalışma odamın sıcaklığının da on altı dereceyi geçmemesi gerekir. Bunun için, yaz aylarında ciddi yazılar yazamam;  yazmaya kalktığımda da yazılarım, sıcağın etkisiyle mizah ağırlıklı olur.
     Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olabilir?

     A) Ne tür yazılar yazarsınız?
     B) Yazılarınızı hangi ortamda yazarsınız?
     C) Yaşadıklarınızın, yazdıklarınız üzerinde etkisi var mı?
     D) Yazılarınızın planını nasıl belirlersiniz?
     E) Düşündüklerinizi yazamadığınız zamanlar olur mu?

36. Edebiyatı, sanatı kendimi dert edinmiş bir kişiyim. Gece gündüz edebiyat düşünürüm,  şiir düşünürüm. Sevdiğim bir şiiri tanıdıklarıma okumadığım ya da bir edebiyat sorusu üzerinde tartışmaya girişmediğim günler, yaşadım saymam kendimi.
     Böyle diyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir.

     A) Herkesi kendisi gibi düşünmeye zorlar. 
     B) Şiir dışındaki ürünlerden tat almaz.
     C) Edebiyattan hoşlanmayanları sevmez.
     D) Eleştiriye açık bir kişiliği vardır.
     E) Yaşamıyla edebiyatı bütünleştirmiş biridir.

37. Sonunda bilgisayar da gelip çalışma masamıza kuruldu. Belli ki geçici bir geliş değildir bu. Disketi, yazıcıyı da yanına alarak geldiğine göre temelli yerleşmeye niyetli. Sadece birkaç oyun ya da yazım kolaylığı sağlamakla yetinmeyen bilgisayar, getirdiği konfor, yarattığı alışkanlıklarla terk edilemez kaleler ele geçirdi. İlk sıcak ilişkiler, yerini vazgeçilemez tutkuya bıraktığında bilgisayar dünyasının sıradan bir tüketicisi oldunuz demektir.
     Bu parçada bilgisayarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

     A) Pek çok kolaylık sağladığı için insanı tembelleştirdiği
     B) Kullanılan malzemeler bakımından pahalı bir aygıt olduğu 
     C) Benimsenmesi uzun zaman alan bir yenilik olduğu
     D) Kullanma alışkanlığının giderek güçlenip yaygınlaştığı
     E) Başka araçlarla birlikte kullanıldığında işe yaradığı 

38. Kimi eleştirmenler yazınsal ürünleri değerlendirirken eleştiri türünün gerektirdiği kurallara uymazlar. Yapıtları değerlendirme yerini, birtakım oyunlara yönelirler. Bilgisizlikleri, yanlış yada haksız yolla okuyucuyu yönlendirdikleri için de okuyucu bunun ayrımına varmaz. Böylece yapıttan kopuk kişisel görüşlerini, eleştiri adıyla ortaya koymuş olurlar.
     Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen eleştirmenlerin bir özelliğidir?

     A) Söylediklerini iyi seçilmiş örneklerle somutlaştırma
     B) Yapıttaki yetersizlikleri giderme yolları önerme
     C) Tüm güzelliklerinin ayrımına varmak zaman alır.
     D) Duygularımızı çeşitli yönlerden besleyip geliştirirler.
     E) Okurlarına karşı sorumlu davranma

39. Şiir yazmanın belli ki en zor yanı ilk dizeyi bulmaktır. O ilk dize ozanın gedeceği yönü belirler. Hiçbir şiir, planlı olarak yazılmaz. Ozan, şiirin yolunu açtığı gibi şiir de ozana yol gösterir. İşte bunun için ben, bir konuşmamda, "Şiirimi, yazarken düşünürüm ya da düşünürken yazarım." demiştim.
     Bu parçanın bütününde, şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

     A) Düşünce ve duyguları birlikte ele aldığı
     B) Yazma süreci içinde oluştuğu 
     C) İletisinin, yazmaya başlamadan önce belirlendiği 
     D) Ozanın duygu dünyasını yansıttığı
     E) Ozanın değer yargılarından izler taşıdığı

40. Tüketim kültürü, şiiri az çok dışlamıştır. Televizyon, sinema, gazete gibi kitle iletişim araçlarının doğurduğu bu kültür, şiirin okur yitirmesini yol açmıştır. Ancak bilelim ki şiir, yalnızca sahte okurlarını yitirmiş, gerçek okurlarını korumuştur. İşte bunun içindir ki benim, şiirin geleceği açısından hiçbir kaygım yok. İyi şiir, gerçek okuruyla yaşamını sürdürecektir.
     Bu parçada, şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? 

     A) Toplumsal değişmelerden etkilendiğine
     B) Okur sayısının azaldığına 
     C) Şiir beğenisi kam gelişmemiş okurların elendiğine
     D) Nitelikli olanların varlığını koruyacağına
     E) Her dönemde çok sevilen tür olduğuna 

 Sözel: -1-2-3-4-5-6-7-8-9-

Sayısal: -1-2-3-4-5-6-7-8-9

Copyright 2002 S&S Programcılık
www.bilimveteknoloji.com