Ruh
Sağlığının Korunması
Stresle
Başa Çıkma Yolları
Çağımızsa stresten
kaçmak olanaksızdır. Günlük yaşamımız sürekli stresli bir şekilde sürer.
İşe geç kalmamak için sürekli koşuşturma içerisinde olmak, taşıt kuyruğunda
beklemek,derse geç kalmamak için koşuşturmalar bizi az ya da çok etkileyen
stres kaynağıdır. Bu tür stresten günlük yaşamda kurtulmak için çeşitli
yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar a) bedenle b) zihinle c) davranışla
ilgili olmamak üzere üç grupta toplanır.
a.
Birinci grupta gevşeme teknikleri,beden hareketleri ve beslenme biçimleri
yer alır. Çoğu kişiler gece uyurken,kas gerginliğini korumaktadır. Bu
nedenle sabah kalktıklarında kendilerini yorgun ve yr-erince dinlenmemiş
hissederler. Oysa bu durum gevşemekle giderilebilir. Gevşemeyi öğrenmenin
amacı,kaslara gerekli çalışmaya uygun düşecek doğal gerginliği
vermektir. Bunu uygulayan kişinin solunumu düzelir,nabzı
yavaşlar,istemli kas hareketleri durur. Yoga bunların önde
gelenlerindendir.
b.
İkinci grupta uyumsuzluğa yol açan inançlarla başa çıkacak
zihinsel teknikler yer alır. Stersler inançlarla yakından ilişkilidir. Örneğin,
“ Üzerinize aldığınız her şeyi en iyi bilen ve mükemmel yapan kişi
olmanız gerekir “ görüşüne inandığını varsayalım. Böyle inananda
kronik bir strese neden olur. Böyle bir işin mükemmel yapılabilmesi için
harcanması gereken enerji “iyi” yapılması için harcananın iki katını
bulabilir. Bundan kurtulmak için akıl ve gerçeklerle bağdaşmayan inançlardan
arınmaktır.
c.Üçüncü grubu oluşturan davranışla ilgili başa çıkma yolları,bazı
davranış biçimlerinin değiştirilmesini, davranış eğitimini ve zamanın düzenlenmesini
ele alır.
Stresi ortadan kaldırmak olanaksızdır. Ama onunla az çok başa çıkabiliriz.
Aslında her şey bizim elimizde. Kendimize her şeyi dert etmemeliyiz. Sorunların
üzerine mantıklı ve gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız. Tek başımıza
olsak bile,sorunlarda kaçmak yerine onları göğüsleyerek üstesinden
gelebiliriz. Kaçmakla hiç bir şey çözümlenemez. Sorunların neden ve
nereden kaynaklandığını bulup ona göre çözüm üretmeliyiz. Eğer stres
sorun olmayı sürdürüyorsa en iyi davranış ya bir psikolog ya da
psikiyatristle görüşmektir.
Ruh Sağlığının Korunmasında Başvurulabilecek,
Meslek Uzmanları ve Kuruluşlar
Günümüzde ruh sağlığını
korumak,eskiye oranla daha zorlaşmıştır.1962 yılında Srole ve arkadaşları
New York kentinin Manahttan bölgesinde yetişkinler arasında örnekleme
yoluyla araştırma yapmışlardır. Nüfusun %99’unu
beyazların oluşturduğu bu bölgede yetişkinlerin yaklaşık dörtte
birinin ruhsal hastalık kategorisine girebilecek nitelikte belirti gösterdiği
saptanmıştır.
1980’de Hacettepe Üniversitesi Psikiyatri Bölümü’nce Ankara’nın
Gölbaşı bucağında benzer bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmada
da yetişkinlerin yaklaşık beşte birinin psikiyatrik yardıma ihtiyacı olduğu
görülmüştür.
Psikolog,psikoloji alanında derin ve geniş bilgisi olan ve bu bilgisi
uygulayabilen kişidir. Daha çok danışman durumundadır. Psikoterapi
uygulayarak bireyin sorunlarını tanımasına ve onları toplum ve çevre koşulları
içinde çözümlemesine yardımda bulunur.
Ülkemizde ruh sağlığınının korunması için gerekli örgüt ve
kuruluşlar oldukça yetersizdir. Günümüzde Bakırköy, Manisa, Elazığ,
Samsun, Adana’da Sağlık Bakanlığı’na bağlı beş ruh hastalıkları
hastanesi vardır .Bunların en önemlisi İstanbul Bakırköy Ruh Hastalıkları
Hastanesidir (1927).Bu hastane,son yıllarda atılımlar yapmış, çağdaş
anlamda bir tedavi ve rehabilitasyon kuruluşu durumuna gelmek için önemli
gelişmeler gerçekleştirmiştir. Ruh hastanelerinin yanında Tıp Fakülteleri,
bazı Devlet, Sosyal Sigorta, Belediye ve özel hastane ve kliniklerde de ruh
hastaları tedavi edilmektedir.
Son olarak bazı çevrelerde ruh hastalarının tehlikeli oldukları,
toplumdan uzaklaştırılmalı gerektiği ve çoğunun iyileşemeyeceği yaygındıır.
Bu görüş tümüyle yanlıştır. Ruh hastaları genellikle saldırgan ve
tehlikeli değildir. Çoğu,içli, duyarlı, sevecen, acı çeken ve uyum güçlüğü
içinde olan kişilerdir. Bu durum içinde olanlara elimizden geldiği kadar
yardım etmeliyiz. Onlardan kaçarak ve onları hor görerek onların daha çok
kötü olmasına ve kötü sonuçlar doğurmasına sebep olur. Bu nedenle diğer
hastalara gösterdiğimiz ilgi ve alakayı onlarda göstermeliyiz.
www.bilimveteknoloji.com