STRES ( ZORLAMA )
Bugünkü anlamıyla
stresi ilk açıklayan Kanada’lı fizyoloji bilgini Dr.Hans Selye’dir. Dr.
Selye’nin 1950 yılında yayınladığı “Stres” adlı eserinden sonra
stres sözcüğü tıbbın ve yaşamın en güncel kavramlarından biri olmuştur.
Stresin önemini yakın zamanda anlaşılmasına
karşın çağımıza uygun değildir. Psikologlar stresi değişik şekillerde
tanımlamışlardır.
1. Sters,herhangi bir varlığa uygulandığında gerginlik ve düzen
bozukluğu yaratan,çok yoğun olduğun da yapı ve görevlerde köklü değişme
ve çöküntüye yol açar.
2. Stres,organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi
ve zorlanması ile ortaya çıkan bir durumdur. Tehdit ve zorlam karşısında
canlı kendini korumaya yönelir. Kişi bu tür durumlarda kendisinin baş
edebileceğini düşünür.
3. Stres,bireyin fizik ve sosyal çevreden gelen olumsuz etkiler karşısında
bedensel ve psikolojik sınırlarını0 ötesinde çaba harcamasıdır. Kişi soğuk
bir günde ya şok sıkı bir şekilde giyinir ya da sıcak bir yere gitmek
zorunda kalır.
Bu tanımlardan stresin bireyde az ya da çok bir gerginlik yaratmasıdır.
Bireyin yeni duruma uyum sağlaması için çaba harcanmasıdır.
İnsan istekleri ve
arzuları olan bir varlıktır. İsteklerini çoğu zaman karşılayamaz. Bunun
iki sebebi vardır. Biri ihtiyaçları sınırsız olaması. Diğeri bireyin
girişimlerde engellerle karşılaşır. Sters genellikle istenilen anca ulaşırken
ortaya çıkar. İnsanı zorlayan ve strese neden olan iki faktör vardır. Dışsal
ve içsel olmak üzere ikiye ayrılabilir. Örneğin,büyük kentlerde gürültüden
kaynaklanan çevresel bir stres vardır. İki ortağın ayrılmaya ya da karı-kocanın
boşanması ise içseldir. Stres yaratan dışsal faktörlerin belli başlıcaları,
iklim. ortam,hava ve çevre kirliliği,gürültü...Bunlar kişinin denetimi dışında
kalan ve onun biyolojik dengesini bozan fiziksel ve kimyasal kökenli faktörlerdir.
Stres yaratan içsel faktörlerin başlıcaları da düşünceler,olaylara
verilen anlamlar,olaylar hakkında yapılan yorumlar,ergenlik,erişkinlik dönemlerinde
karşılaşılan sorunlar ve bazı yaşam olaylarıdır. Günlük yaşamda da bu
tür sorunlarla karşılaşabiliriz. İşten ayrılmak,kiralık ev bulmak,arkadaşlıklar
arasında kırgınlıklar insanı zorlayan ve strese neden olan somut psikolojik
etkenliklerdir.
Bunların birey üzerinde çeşitli etlileri vardır. Kısa süren
stresler,kalp atışında hızlanmaya, adele geriliminde ve kan basıncında
artmaya neden olur. Bireyde endişe,karamsarlık ve dikkatini toplayamama görülür.
Sürekli stres altında olmak çeşitli sağlık sorunlarına neden olur. Oldukça
stres altında kalanlar baş ağrısı,yüksek tansiyon,ülser gibi bedensel
hastalıkların yanında depresyon,fobi gibi psikolojik ve zihinsel hastalıklara
neden olur. Bunun sunucunda istenmeyen davranışlarda bulanabilirler. Toplum içerisinde
hoş karşılanmayan durumlar olabilir. Bu durumda kişinin daha dikkatli olması
ve sorunlarının üstesinden gelmek için kendine güveni ve güçlü olması
gerekir. Hastalıkların daha fazla artması çeşitli sorunlara yol açabilir.
İnsanların strese dayanma gücü birbirinden farklıdır. Birisi ufacık
bir şeye gereğinden fazla tepki gösterir diğeri ise en zor durumlarda
bile dengeli ve sakin bir şekilde karşılar.
Eğer bir stres kişiyi uyumaya,çalışmaya ve yaratmaya yöneltiyorsa o
iyi bir strestir. Bu durumda kişinin sosyal ve ruhsal bütünlüğünü,dolayısıyla
kişiliğini korumaya ve geliştirmeye yardımcı olur. Örneğin, uzun zamandan
beri hazırlandığı sınavı kazandığını öğrenen bir öğrencinin,yıllardır
arzuladığı üst göreve atanan memurun yaşadığı zorlamalar iyi bir
strestir.
Bazı psikologlar bu ayırımı değişik terimlerle yaparlar. İyi-kötü,olumlu-olumsuz
yerine yapıcı-yıkıcı,zevk veren-zevk vermeyen stresler deyimlerini kullanırlar.
Görülüyor ki stresi kötü bir şey olarak algılamak yanlıştır.
Stres, bireyin yaşamını sürdürmesi ve başarılı olması için gereklidir.
Strese gösterilen tepki sonunda meydana gelen bedensel değişiklikler bütün
insanlarda hemen hemen aynıdır. Bu değişikliklerin amacı stresle mücadele
için gerekli gücü bulmaktır.
Psikolojik tepkiler ise bireyin kişiliğine ve ortama bağlı olarak büyük
farklar gösterir. Bireyin stres karşısında gösterdiği anlık tepki savaşma-kaçma
biçiminde olur. Eğer birey beliren tehlikeyle başa çıkacağını düşünüyorsa
çabaya yönelik bir tepki biçimi geliştirir. Bu tepkiler ya atılım ya da çekilme
şeklindedir. Atılım,amaca ulaşma yolundaki engelleri ortadan kaldırmaya yönelik
olur. Çekilme, yenilginin kabul edilmesi ve alanın terk edilmesidir.
www.bilimveteknoloji.com